Özgürlükler Ülkesi Türkiye(!)

Her seçim döneminde olduğu gibi yine, bir daha yıllarca konuşulmayacak konular gündeme oturuyor (terörist başının idam edilmeme süreci, Kılıçdaroğlu'nun SSK performansı vs.) ve bunlar üzerinden prim elde edilmeye çalışılıyor. Hem iktidar, hem muhalefet, bu süreçte ciddi anlamda sert politikalar izliyor. Sebebi ise ülkemizde:"Cevap vermediğine göre bu işte kesin var bi' şey" diye düşünülmesi... İktidarın muhalefeti, muhalefetin de iktidarı kızdırma çabaları ve bu çabaların karşılıksız kalmamasının en önemli sebebi, belki de bir sonraki gün manşetlerde yer alacak olan:"Sükut ikrardandır. Susuyorsa, hatalıdır." ifadeleri olsa gerek...

Arkadaş çevremde, her konuya muhalif olma özelliğimle bilinirim. Ciddi anlamda, gereksiz yere de olsa, muhalefet olma özelliğim vardır. Başta ben olmak üzere çevremdekileri rahatsız eden bir huyum bu... Fakat herhangi bir konuya muhalif olurken, ne birine hakaret etmişliğim, ne de şiddet kullanmışlığım vardır.

Bugün, meydanlarda sağa sola molotof kokteyli atanların, insanlara, polise ya da başbakana taş atanların benden daha fazla muhalif olduklarına cidden inanmıyorum. İnsanlar, tepkilerinin nasıl dile getirmeleri gerektiği konusunda ilk çağdan kalma bir ilkelliğe boğulmuşlar. Mesele ne olursa olsun, şiddete başvurmayı marifet sanıyorlar.

İnsanımız zaten saman alevi gibi... Bekliyorlar ki:"Biri bir şey dese de saldırsak şuraya buraya" diye düşünen çok...

Misal; başbakan Hopa'ya gitti. İyi veya kötü olması önemli değil. Sonuçta bu ülkenin başbakanı. Seven sever, sevmeyen sevmez... Yarın seçim var; düşüncesini orada ifade eder. Fakat demokratik bir şekilde iktidara gelmiş bir başbakana taş atmak kusura bakmayın ama bana göre 'EKMEK YEDİĞİ KABA PİSLEMEK'tir. Orada içinde Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanının olduğu otobüs taşlandı. Tüm ön yargılarınızdan kurtulup şu cümlenin dehşetini hissetmenizi istiyorum. Ben düşmanıma bile yapmam bunu. Eğer siz buna normal gözle bakıyorsanız, şiddetle bir psikoloğa falan görünmenizi öneririm. O otobüsteki düşmanınız dahi olsa, bir insan...

Çanakkale Savaşı'nda, düşmanını tedavi eden bir milletin evladıyız ve geldiğimiz hale bakın. Karşıt görüşleri duymaya, farklı görüşe sahip kişileri görmeye tahammül edemez hale gelmişiz. Tahammül edememeyi geçtim; bir de saldırmaya falan başladık artık. Ayıp ama, cidden ayıp...