Her yazdigimda bulamazsin kendini, kendini bulduğun yazilarim getirir sana beni. [...]
Farz-ı Muhâl

Övülesi gerçek aşkların, sonsuz aşka dair yalanlarla sonlandığını görmek ne garip. Kaç silinmişlik duruyorsa izleriyle unutulmadan, bir o kadar acı var ruhumuzda solmayan...

Ziyâdesiyle meşgul olduğum bu dünyaya dair her hissiyat, seni bu hissiyattan münezzeh eden gönlüme karışır durur.

Esasen sensiz geçen her günüm yarınlara spekülatif birer işkence ve aşktan kaygılı bir ömrün habercisi olur.

Ya durup dinlemeli bu yalanları zor olan doğrulara aldırmadan veyâhut beni bir başınalığa raptedecek, zor olan doğrulara karışmakta olan gurur.

Senin bir nazarınla bin kavruk çöle yağmur da olur gözlerim, iremleri anlatan râyihan ile ellerin de olur cennetim.

Serin serin yürüyüşün ile sevilesi bir şehir de olur bu cehennem, kandil gibi parıldayan gözlerinde bir şiir de olur sûretim.

Yokluğun ve varlığın arasında bir çizgideyim. Esasen seninle yokluk ve varlık arasında bir çizginin kendisiyim. Filhakika zîhayata yaban ve bütünüyle âfitâbı sönük bir ömrün demlerindeyim..

Bana görünür olan, sende görünmeyendir

Yalnızlıkla taranmış saçlarında bir şiir..

 

 

Farz-ı Muhâl başlıklı yazı Ömer Faruk Toprak tarafından 13 Ocak 2015 Salı, 14:21 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Hey Sen! Hadi yorum yap...

Cevap yazdığın kullanıcı: Fatih Emre