Yurtdışında lise matematik öğretmenliği yapmakta olan yazar bir yandan da matematik üzerine yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Pek çok websitesinde on yıl boyunca editörlük ve içerik hizmeti sa [...]
Suriye Konuşmalarını Bahane Edip YouTube'u Kapamak(!)

YouTube, Twitter'ı engelleyince ülke ne kazanacak onu anlamıyorum. Milli güvenlik gerekçe gösterilerek YouTube mu kapatılır abi... Benim bu site üzerinden bir kazancım yok ama kazanan bir dünya insan var. Kimse para kazanmıyor olsa bile kapatılmaması lazım. Eğer devlet güvenliğini tehdit eden video varsa, devletin güvenliğini gözden geçirmesi lazım.

Bu kayıtlar upload ediliyorsa suç upload edenin mi? Upload edenler zaten 3 kuruşluk adamlar. Yani adam casus. Casusun görev ne? Casusluk yapmak. O yüzden adam işini yapıyor. Peki devletin gizli görüşmelerini kayda alınması kimin kabahati? Yahu biri kayda almışsa adam casus olduğu için almıştır. Bunu engellemesi gerekenler ne yapıyor? El ense mi yapıyor? Devlet güvenliği YouTube engelleyerek tesis edilmez, kendinizi kandırmayın arkadaşlar.

Mitçi, Bakan ve General'in konuşmasını kim nasıl kayda alsın? Bu nasıl bir güvenlik zafiyetidir. HD kalitesinde sesler dolaşıyor ortalıkta. Bunlar telefon dinlemesi falan olamaz. Resmen odada cihaz var ve dinlenmişler. Bu devlet zafiyetidir. YouTube engellense de, internet kesilse de ortada bir gerçek var... Devletin tepesi, bizi dünyaya rezil etti. Milli güvenlik nerede? O kayıt nasıl alınmış da upload edilmiş...

Bu arada konuşmanın içeriğini de yanlış buluyorum. Ne olursa olsun 3 yıl durup durup seçim öncesi devlet çıkarları öne sürülerek savaş çıkarılmak istendiğine inanmam ben. Seçimler yaklaştı; herkese bi' haller olmaya başladı.

Tekrar söylüyorum; "YouTube TC'yi iplemiyor, Twitter bizi takmıyor" demek çözüm değil. Bu bizim kaale alınmadığımızı gösterir aslında ve yine zaaflıktır. Adamlar bizi takmıyorsa suçlusu onlar mı? Söz geçiremiyorlar kimseye bu nasıl iş anlamadım. Site yasaklayınca ne oluyor devlet güvenliği üst düzeye mi çıkıyor? Güldürmeyin Allah aşkına. Herkes koltuk sevdasına düşmüş gözünü sevdiğim memleketinde.

Devlet özel konuşmalarını bile koruyamıyorsa daha ben ne diyeyim... Bir de "o dinledi, bu dinledi" muhabbeti yapıp iyice enayi yerine koyuyorlar milleti. Devlet sırrını bile koruyamayan adamlar, kusura bakmasın da, sağa sola çamur atarak bu işin üstünü örtemez. Bugün olmazsa yarın çıkar herşey meydana...

YouTube, Twitter gibi siteleri devlet güvenliğini öne sürerek kapatmak da alnımızda kara leke olarak kalır.

Adamlar ülke kurdu resmen içimizde, ağzını açıp da iki kelam eden yetkili yok. Tek bir kelam çıkıyor ağızlarından, başka bir şey yok...

Suriye Konuşmalarını Bahane Edip YouTube'u Kapamak(!) başlıklı yazı Abdullah Pehlivan tarafından 29 Mart 2014 Cumartesi, 11:18 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazıya 16 yorum yapıldı.
  • gülşah yazdı:
    Yazdıklarınıza katılıyorum Abdullah bey. Özellikle cemaatin üstüne atmayı başarı sayıyorlar kendilerine. Ne oluyorsa "cemaat yaptı" diyorlar. Duamız, yapanların ortaya çıkması.
  • mustafa ali yazdı:
    Adamlar niyeti bozdu. Önüne geleni kapatıyorlar. Yakında elektriği de kesecekler!
    • Ahmet AK! yazdı:
      Devletin bekası söz konusu siz hala yok o kapandı, yok bu kapandı derdindesiniz!
  • AKPYE OY YOK! yazdı:
    Hocam valla artık işin suyu çıktı. Gülşah hanıma da, sana da katılıyorum. "Biz neymişiz ya" diyesim geliyor. Kendi yaptıklarının suçunu dahi bize atar oldu adamlar. Bu kadarı da fazla...
  • Betül Yavuz yazdı:
    bu günlerde geçicek Allah'ın izniyle bize düşen #aktifsabır
  • Adetullah’tandır, Son ayaz düşmeden bahar gelmez…
    Gerçekler mutlaka ortaya çıkacaktır !
  • Gerçeklerin ortaya çıkması yakındır. Eğer demokrasi diye bir şeye inanıyorsak, halkın iradesine saygı duymak zorundayız. Meşru iktidarı indirmenin yolu sandıktan geçmelidir. Tapelerle, ses kayıtlarıyla daha saymakla tükenmeyecek bin türlü oyun ile iradeye tahakküm etmeye kimsenin hakkı yok.. Rabbim milletimizin ve devletimizin bekası için doğruya yardımcı olsun...
    • mustafa beye yazdı:
      Mustafa Bey zaten kimse iktidarı indirmekten bahsetmiyor. Mesele milli güvenliği öne sürüp sosyal ağlara erişimi kapatmak. Abdullah beyin de dediği gibi, güvenlik sorunu varsa sosyal ağa erişimi kapamak devekuşu olmaktan farksız. Türk insanı videoları görmeyinde milli güvenliğimiz mi artacak? Yabancılar zaten görüyor videoları.

      İktidar her türlü ayıbını örtmek için suçu cemaate atıyor artık abarttılar :) FB dendi, o da AKPnin oyunu çıktı. Gazetecileri nasıl fırçaladıkları, neredeyse 80 yaşındaki adamı nasıl ağlattıkları kayıtlarıyla çıktı. Halen takmışlar "telefonda ananas demiş"... Yahu adamlar ananas dedi. Diyelim ki bu bi şifre... E bu arkadaşlar milyarlarca doları sıfırlamış. Hepsi yasal dinleme kaydı olarak çıktı ortaya. Meclise fezlekeleri getirmediler. Getirince de vekillerden gizlediler. Sonra içini boşaltıp sadeleştirdiler. Ama onu bile okumadılar mecliste. Resmen çaldıklarını gizliyorlar işte. İşine gelince "suç ispatlanana kadar herkes suçsuzdur" diyen adam, ülkede ne olursa olsun cemaate bağlıyor. Hayır cemaatten defaatle açıklama yapıldı "varsa suçlu cezalandırılsın ama milyonlar itham edilmesin" diye. Siz suçlu olsanız bunu diyebilir misiniz? Kimse demez... Zaten suçlu olanlar yargının ve emniyetin içini boşalttı. Kendi adamlarını getirdi. Ama ona rağmen yargıda aklanmaya çalışamıyorlar. Neden acaba?

      Başbakan kaç kere açıklama yaptı "sızmışlar, gereken önlemi aldık" diye. E önlem aldılar iyi güzel. Herkesi sağa sola sürdüler. Tamam ona da eyvallah. Ama jammerlı oda bile dinlendi. üstelik herkes sürülüp fişlemelere göre görevden alındıktan sonra. O dakkadan sonra bile suriye konuşmaları jammerlı odadan sızdırılmış. Halen daha cemaate bağlayan var. Davutoğlu bile diyemedi bunu paralel yapı yaptı diye... Arınç açıklama yaptı, kaç defa açıktan cemaati tehdit etmesine rağmen bu sızdırma olayını dış istihbaratlara bağladı ve suriyeyi işaret etti. Ama Başbakan çıkıp cemaat de cemaat diyebiliyor. İnsanların akıllarıyla alay ediliyor resmen.

      Ben yıllardır cemaatteyim. Artık cidden diyecek şey bulamıyorum. Yazık yani biz başbakanı böyle bilmezdik. Hep farklı niyetler besliyormuş demek ki. Yargıya intikal eden bir yolsuzluk meselesinin dahi üzerine gidilmesini istemiyor. Bu nasıl iştir. Hangi ehl-i vidan tamam der buna. KEndisi yapılanın günah olmadığını düşünüyor belli ki. ZAten kendince yolsuzluk tanımı yapıp "devletin kasasından birşey mi çıkıyor" demesinin nedeni de bence o... Para almadık, iddia edilen şeyleri yapmadık demiyor. Bir yandan "yolsuzluk yapmadık" derken öte yandan kendine göre yolsuzluk tanımı yapıyor. Elin iranlısının önüne bakanlar yatıyor. Bu nasıl iştir... Aynı bakan ilk açıklamasında "oğlumla görüşmedim" dedi, birkaç gün sonra oğluyla görüşmesi ortaya çıktı. REsmen baştan aşağı yalan söylüyorlar ve yalan söyledikçe yalanlarının belgesi çıkıyor ortaya.

      Kusura bakmayın "iktidarı indirme" falan dediğiniz için bamtelime dokundunuz birden, ister istemez içimdekileri döktüm olabildiğince :) Aslında söylenmesi gereken çok şey var ama dindar insanlara edilen bunca hakaret hiçbir devirde görülmedi. Ben bu cemiyetteki insanları yılardır tanırım. Ve samimiyetlerine olan inancım tam. Hele ki Hocaefendi... 70ine gelmiş, eşi yok çocuğu yok... Kİtaplarındna başka bir şeyi yok. Tek derdi din-iman. Yolsuzluk da dinimize ve müslümanlara büyük bir darbe vuracak bi enstrüman. Bu olaylar ortaya çıktı. Yarın öbür gün kanıtlanacaktır da yargıya intikal ettiğinde. O zaman ben "cemaat de bunların yanındaydı, bunların alayı hırsız demek ki" denmeyeceği için çok mutluyum. Birçok insan hüsnü zan beslediği için yediremiyor şu an. OLan bitene ihtimal veremiyor. Bir müslümanın böyle şeyler yapmayacağını bildiğinden "olmaz öyle şey" diyor. Ama olduğu yarın öbür gün yargı sonrası da ortaya çıktığında bugün hizmet hareketine ağza alınmayacak laflar edenler bin pişman olacak.

      80 döneminde ve sonrasında defalarca irtica hortlaklığı yapıldı. bunlara o dönem de inanan oldu. Abilere gizlice gittim ben. NAmaz kıldığımı söylemeye utandım. AMa o dönem dindarlara kötü gözle bakıp suçlamalarda bulunanlar, bu dönem çocuklarını torunlarını dershanelere gönderiyor. Cemaatteki abi/ablalara emanet ediyor.

      AYnı şey bugün de oluyor. Yine bir kısım halk, hüsnü zanlarının kurbanı olarak siyasilerin dini söylemlerine inanıyor. Ama derdi islam olanların sözlerine inanmyor. Varsın inanmasın... Bizim içimiz rahat. Bugün ne olursa olsun Allah indinde içimiz rahat, kalbimiz iman dolu. Bİliyoruz ki yarın öbür gün sular durulduğunda herşey ortaya çıkacak. Ve bugün söylediklerindne dolayı çokları pişman olacak.

      Dille "islam birliği, ümmet birliği" diyenlerin asıl niyetleri yarın öbür gün yargı önünde kesinleştirklerinde, "biz kimlere inanmışız, nasıl aldanmışız" diyecek milyonlarca insan olacak belki. Ama en büyük zararı da İslam görecek, dinimiz görecek, mü'minler görecek.

      Bunları söylerken, "cemaat yaptı" denilenlerin %99'uyla cemaatin alakasının olmadığına inancım tam olduğundan çok rahatım açıkçası. Hocaefendi hiçbir zaman belli bir grubu hedef göstermez. Bir defa yalan söylediğini görmediğim insan "biz yapmadık" diyorsa, ben onun ardında "acaba"lar aramam. Ve başta BBC röportajı olmak üzere neredeyse her konuşmasında "yarın öbür gün bu soruşturmayı yapanlar, üzerlerindeki baskı kalktığında orjinlerini ifade edeceklerdir. kimileri ben ülkücüyüm, kimi atatürkçüyüm, kimi şucuyum, kimi bucuyum" diyeceklerdir. O zaman, bugün iftiralara inananlar çok utanacak, pişman olacak. O yüzden hiçkimsenin yüzüne kapıyı sert kapatmayın. Siz yerinizde sabit kalın. Sizden uzaklaşanlardan uzaklaşmayın ki aranızdaki mesafe artmasın. Mesafenin kapanması daha kolay olsun" dedi.

      Zaten haklı olduğunu düşünmese o da çıkıp bağıra çağıra açıklama yapardı. Ama gayet sakin, herkes kendinden emin cemaatte... "Suç işlemedik ki" diyor herkes. Ne olursa olsun bizim inancımız tam. Eninde sonunda hak yerni bulacak inşallah. Şu an Hocaefendi'nin ardında cemaat, yolsuzluk operasyonunu yapanlara bir nevi kalkan oluyor. Çünkü ortada suç var, delilleriyle sabit. Herkes "cemaat yapıyor" derken çıkıp sadece "biz yapmadık. eğer biz yaptıysak allah bizim, yapmadıysak ve bu söylenenler yolsuzluğun üstünü örtmek içinse ve iftiraysa da onların evlerine ateşler salsın" kabilinde bir duayı rahatça etmezdi. Onun peşine "bedduaya lanet duaya evet" diyerek lanet eden, beddua eden insanlar da umarım bir gün izin verir de deliller ışığında yargılanır ve suçsuzlarsa masumiyetleri kanıtlanır. Aksi takdirde başımıza hırsızları kendi elimizle getirmiş olacağız. Yarınki pişmanlık da kar etmeyecek.

      Allah sonumuzu hayır etsin... Kusura bakmayın çok dolmuştum, size patladım; hakkınızı helal edin :)
  • Yönetime seçimle gelmiş, meşru bir iktidar yerine; benden, eşimden, dostumdan toplanan zekat fitre ve yardımlarla telefon dinleyen, kaset ticareti yapan bir oluşuma inanmamı istiyorsunuz. Ben tek şey söylüyorum. Son söz milletindir. Benim yetki verdiğim iktidara kim müdahale etmeye kalkışırsa karşısında durmak vazifemdir.

    Hırsız dediğinize göre elinizde sağlam kanıtlarınız olsa gerek. Bir insana hırsız deyip arkasından kendini akla demek ne kadar ahlaklı bir durum!

    Son sözünüze bende katılıyorum. Rabbim sonumuzu hayır etsin. Ben kendi nefsime hakkımı helal ederim de, Ümmet hakkı ne olacak Allah bilir.. Siz de hakkınızı helal edin.. Patladığınız kişi ben oluyum problem yok :))


    "Allah'ım biz yanlış biliyorsak bizleri, eğer kardeşlerimiz yanlış biliyorsa onları doğru yola sevk eyle"
    • mustafa beye yazdı:
      Sizinkisi iddia yalnız. Benim dediğim de iddia tabi. Ama mahkeme emri ile yapılan dinlemeler ve görüntülü kayıtlar var para alıp verirken. Cemaat dinleme yapmaz. Zaten yapıyor olsa Başbakan çoktan bunları kanıtlarıyla birlikte sunardı meydanlarda. Ama sürekli hakaret edip herşeyi hizmete bağlıyor. Devletin tüm imkanları elinde... Hizmetten sürekli "suçlu varsa bulunup cezalandırılsın" deniyor. Bunlar denmese anlarım yani... Ama kendine bu konuda güvenmese cemaat, sizce sürekli "yapanlar cezalandırılsın" denir mi?

      Benim aklım ve vicdanım almıyor bu iddiaları ve zaten gerçek olsa kanıtlanırdı şimdiye dek. Bakın yolsuzluk iddiaları kanıtlanmak istendi. Hemen önüne set çekti Başbakan. Ama cemaat böyle birşey yapmıyor. İddialar kanıtlansın, herkes itham altında bırakılmasın diyor.

      Neyse.. Seçim sonuçları BAşbakan'ı bu konuda daha agresif hale getirecek muhtemelen ama inşallah yakında ak/kara belli olur. Allah razı olsun anlayışlı mesajınız için. Kusura bakmayın tekrardan ama cidden ağır geliyor meyanlarda bir Başbakan'ın olmadık laflar etmesi... O yüzden böyle yazıp duruyorum :)
  • Yorum yapan herkese teşekkürler. Sonuçlar netleşti, Başbakan'ın başarısıyla sonuçlandı. Herkesin, en önemlisi de ülkemizin adına hayırlı olması duasıyla...

    Tabi yazıda yazdığım konularla ilgili problemler devam ediyor. Başbakan yargıya izin vermediği sürece de devam edecek. Yolsuzlukların aklanma yeri sandık değil. Fakat helal/haram hassasiyeti konusunda millet olarak eksiklerimiz olduğunun ortaya çıktığını düşünüyorum.

    İnşallah iddialar en kısa sürede netleşir. Yasaklarla toplumun kalan %55-57'sinin aklındaki soru işaretlerinin giderilmeyeceği idrak edilir.
  • Yok Artık yazdı:
    Yuh diyorum artık ya :) Yemin ediyorum millet olarak acaibiz. Adamların tüm yolsuzluk kayıtları ortaya çıktı, halen %45 oy alıyorlar. Nasıl bi anlayışımız varsa... Resmen "çalabilirsiniz" dedik adamlara :))
  • Helal olsun yazdı:
    Helal olsun. Valla yolsuzluğun dibine vurup %45 oy almak her babayiğidin harcı değil.

Hey Sen! Hadi yorum yap...

Cevap yazdığın kullanıcı: Fatih Emre