"Ben ki ceplerim kelime dolu gezerim her daim. Ne zaman bir kalem bulsam hemen karalayıveririm bir mısra, öyle kağıt da olmasına gerek yok hani..." [...]
Bazen

Bazen karar vermek ne zor... 
Aslında bana göre karar vermek sadece bazen değil geçmişten günümüze tüm zamanlarda ve benden size tüm insanlar için zor bir aşama.
Bazen öyle kararlar olur ki hayatınızı etkiler, çoğu zamansa ufak tefek gündelik kararlarla karşılaşırız. Gündelik kararların karar olduğunu bile fark etmeyiz aslında çoğumuz; örneğin kahve mi içsem çay mı, kırmızı kazağı mı satın alsam maviyi mi gibi. Bunlar birkaç saniye içinde olup bittiği için çok fazla kendilerini belli etmezler. Asıl mesele diğerleri yani hayatı etkileyen kararlardır. 

Sessiz sakin bir yere çekilip, beynininizi bir şapka misali gibi kafatasınızdan çıkardıktan sonra önünüze koyup düşünmeniz gerekir. "Bu adımı atarsam ne kazanırım veya ne kaybederim?", "Bunun bana olumlu ve olumsuz etkileri neler olabilir?" ya da "Hangisi daha mantıklı bir yol?" gibi bir dizi soruya cevap vermesini beklersiniz beyninizden. 

Tabi kalbiniz de devreye girer ara ara... "Bu mantıklı bir yol ama onu seçersen ben mutlu olmam." veya "Ben şöyle yaparsan çok mutlu olurum." gibi sufleler verir size. Önünüzde kalbiniz ve beyniniz; siyahla beyaz, yerle gök, yazla kış, sıcakla soğuk, kadar birbirinden faklı iki şey ve siz bunların arasını yapmalısınız zira sonrasında keşkeleriniz bir hayli fazla olabilir. 

Size bu iki zıt karakterin arasını yapmak için ipucu vermeyi çok isterdim ama üzgünüm ki elimde böyle bir şey yok. Benim bu konuda tek bildiğim faydalarıyla zararlarıyla "içinizden geleni" yapmak. O içimizden geleni mantığımız mı yoksa duygularımız mı daha fazla etkiler bilemiyorum. Nasıl oluyor da içimizden geliyor o his bunu da bilemiyorum ama ne olursa olsun kararımızı kendimiz verip sonuçlarına hazır olmalıyız. 

Diyelim ki verdiğimiz karar sonucunda olduğumuz durumdan daha kötü konumda bulduk kendimizi, yine de keşke dememeliyiz. Sevgili Oğuz Saygın'ın da dediği gibi "Başarısızlık yoktur, sadece sonuçlar vardır." Önemli olan o sonucun da arkasında durabilmektir. Başarının arkasında herkes durur, siz olumsuzluklarınızı da kabullenin tıpkı haylaz çocuğunuz gibi. Ancak "Tamam kabullendim, ben başarısız oldum." demek çözüm değildir. Kabullenmeden sonraki aşama elbette ki o negatif durumdan bir pozitif yaratmak, eksiden artıya çıkmaktır. Herkes sıfırdan başlayamaz ama siz eksiden başlayın ve başarın! 

Bazen başlıklı yazı Öznur Uçan tarafından 22 Kasım 2015 Pazar, 00:06 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Hey Sen! Hadi yorum yap...

Cevap yazdığın kullanıcı: Fatih Emre