Yazmak... Daha çok yazmak... Kendime bile itiraf edemediklerimin kalem de can bulması. İçimdeki baş kaldırının olmayan sesi yazmak. [...]
Alışıyorum

Kadının elinde bir bardak papatya çayı.

Dizlerinde babaannesinden yadigar örgü battaniye.

Kulaklarında geceye eşlik eden yalnızlık senfonisi.

Dudaklarında ise mumun ışığı kadar zayıf bir tebessüm...

Aza kanat etmeyi ellerinden kayıp giden sevdası olunca öğrendi, küçük anlara değer biçmeyi.

Eski anılar, temiz bir çarşaf gibi asıldı hayat ipine.

Canlandı kadının buğulanmaya ramak kala gözlerinde.

Süzüldü içini yakan korun lavları sevde çukurlarından..

 Sevdiği adam belirdi birden aklının çıkmaz sokağında. Zaman geçtikçe, kum tanelerinden yapılan evler yıkılıyor bu hengamede. Yıkımla birlikte evlerin ışıklarıda karanlığa yenik düşüyor.

Aklıma kazıdığım yüzündeki her bir çizgi, bırakıyor kendini uçurumdan aşağı.

Unutuyorum isminin ilk harfini.

 Alışıyorum, bardakta soğuyan çayın tadına.

Alışıyorum, sen kokmayan İstanbul sokaklarına.

Alışıyorum başlıklı yazı İrem Enfal tarafından 06 Mart 2018 Salı, 03:44 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazıya 2 yorum yapıldı.
  • Başarılı buldum.Hatta düz yazı formatında denemelerinizi de bekliyorum eminim ki daha yapıcı ve etkileyici olacaktır.
  • Yorumunuzu dikkate alacağım teşekkür ederim.

Hey Sen! Hadi yorum yap...

Cevap yazdığın kullanıcı: Fatih Emre