Buradan tüm hayranlarıma ve okurlarıma sesleniyorum . Bu sitede gördüklerim ve yaşadıklarıma rağmen ben bu işin peşini bırakmıyacağım . Sonuna kadar yazılarımı yazacağım gerçek yazı neymiş öğreticeğim [...]
Eğitim

Eğitim insanı yetiştirmek kötü davranışı gidermek, iyi kazanç eklemek üzerine verilen terbiye bütünlerine eğitim denir. 89 yaşında ki insanda 2 günlük bebek de eğitim maksadıyla dünyadadır. Siz yaşı 4456 da yapsanız bu değişmez bir gerçek.

E bu kadar önemli bir şeyin ülkedeki durumuna gelirsek iğrenç, iç karartıcı, hayal kırıklığı ve başarısızlık üzerine kurulu. Her ne kadar hükumeti tutsam da bazı gerçekleri söylemek zorundayım. Bu ülkede eğitim çok amaçsız, saçma, çağdışı ve gereksiz. Çünkü verdiğimiz bilgilerle öğrencilerin %90 a yakın kısmını eğitimden bıktırdık. Bugün anket yapılsa kızlar evde iş yapmayacağını bilse, erkekler arkadaş sıkıntısı ve tekstilde çalıştırırım korkusu yaşamasa diye şartlar konulsa %99 eğitimin amaçsızlığını belirtir. Onu geçtim bu kuralları koyanlar öğrenci olsa bu kuralları koyan mal kim der. Çok hakaret etmek istemiyorum ama bir Türk gençliğini heba ediyorlar. Bir ülkede üniversitenin fazla ücretsiz olması bir şey ifade etmez iş alanı olmadıktan sonra. Bizim ülkede önce mevzun ol sonra iş alanı açalım kafası var. Resmen önce kar yağsın sonra odun yakalım manasında bir durum. Diğer ülkeler de ise önce fabrikası, iş alanı açılır. Oraya idareten işsiz insanlar sokulur mevzun gelene kadar çalışır. Sonra mevzun kadro nesil gelince o işsizlerin %90 ı çıkarılır. %10 u ise gelenlere tecrübe iş öğretsin diye müdür olarak bırakılır. İster okuma yazma bilsin ister Nobel Bilim Ödülü alsın. Ama bizim ülkede fazla okumak ve yazmak o konuda tecrübe hükum sahibi olduğunu bilmek anlamına gelir. Hadi yine bunun tutarlılığı var keşke böyle olsa bundan daha kötü. Bir meslekte çocuk kendini o mesleğe adıyor çocukluktan ve o mesleği elinin avucu gibi öğreniyor. Ama sonra o konuyu hiç bilmeyen istemeyen adam o işle alakası olmamasına rağmen yönetmenlik için matematik öğrenip bilgisi ve tekniği olmamasına rağmen seçiilyor. Oysaki diğer ülkelerde Oxford'da olsa aşağılamak manasında değil evsiz de olsa yetenek sınavını kazananını alır. Eline kamera verir, kalem kağıt verip senaryo yazdırır. Diğeri çarpım tablosu öğrenmiş ama teknik yok sınavdan kazanır. Diğer çocuk o işte deha olacak ama Geometri'yi öğrenmemiş. Ayrıca derslerin daha çok detaylandığı hergün binlerce bilginin açıklandığı bir devirde bir çocuk beynine 7 sayısal 4-5 sözel ders sokma çabası tam bir ayıptır. Nasıl olmalı efendim? Kusura bakmayın göbeği kendisinden önde giden, 3-4 yazar dışında beş para eder kitab okumayan, kültür-sanattan anlamayan daha ayakta uyuyup gençlerin karşısında 4 cümleyi 9 saatte söyleyen adamlardan ne öğretmen ne bakan olur. Kusura bakmayın sınavı kazandı. Çocuğumun hocası Türkiye birincisiydi fakat öğretmenlik vasfı ve ağırlığı yoktu. Derste sınıfa öğrenciler hakim di. Derse değil sınıfa. Gençler sırf bilgilensin diye 3-4 yaşında okula başlıyor. Ya Allah aşkına utanmasalar anne karnından çıkınca başlıyacaklar. 7 yaşında en erken 6 yaşında çocuğu alırsın 12 yaşına kadar tüm Türkiye'de standart hayat gereği şeyleri öğretirsin (İngilizce) hariç. Sonra bu yaştan itibaren sözel ve sayısal diye ayırırsın. Çocuğa seçenekleri sunarsın 3 sayısal veya sözel ders artı 2 yabancı dil. Sana yabancı dili öğretecek müfredatta hazırlarsın. 7 sene dersini gören adam hala cümle kuramıyor. Çünkü kelime veya cümle yapısı öğretilmiyor. İngilizce hayvan, ev eşyası. Ya bir ülkede ingilizce bilinip bilinmemesi My name is ... 'le test ediliyorsa bunu yapan adamların bir düşünmesi lazım. Neyse 5 ders seçtik hergün sıkmadan boğazlamdan öğrencileri 7-6 ders. Sınavlar öğrencilere eziyet, işkence için değil bilgi sınama için olmalı. Ben sıfırcıyım diye dolaşan şerefsizler yüzünden bir gençlik dersten anlamıyorum ben diye yetiişiyor hocanın vicdanı ise şöyle yatışıyor zora alıştırıyorum aman ne romantik. 5 sene genel eğitim + 5 sene sözel veya sayısal eğitim + 3 senede (hangi meslek olacaksa 3 sene sadece onun eğitimi) son sene neden yabancı dil yok denilicekse dünya bazında ilk 100 okulların hep tarzı buydu. Lisesi ve üniversitesi olan okullar lisede yani benim yazdığım (sözel - sayısal ve iki yabancı dil) döneminde bizim gibi absürt değil gerçek eğitim verdikleri için öğrenci hem az ders gördüğü ve sevdiği dersleri gördüğü için daha çabuk öğreniyor. Ama biz yolu bulduk yapamayacağınız şey değil 52 ders öğrenin canım, siz hayvanmı yetiştiriyorsunuz. Bir insan bir dalda, iki dalda en fazla üç dalda eser verir. Bizim ülkede ki eğitim seviyesi o kadar efsane ulu erişilemezki biz şunu hedefliyoruz (Öğrencilerimiz her dersten iyi alıp, her dersten eser bırakıp, her derten öğrendiğini 80 yaşına kadar uygulasın) ulan kerizler insanların %90 ı işe girdiği yerde üniversitedeki bilgilere ihtiyacı olmuyor. Ama biz öğrettik akademik seviye ohh %100. Bu kafayla gidilirse ilkokul öğrencimize bile 17 ders veririz. Her sene şu insanlara daha da gelişelim adıyla eziyet ediyorlar. Okullarda 5 çalışkan çıkıyor, onların kafasıda mankurtlaşmış, çevrelerindekiler sevmiyor inek diyor. Sen ülkeyi bu şekilde büyütemezsin. Fatih gibi gençler yetiştirecekmiş. Fatih sevdiği derslerden bol bol kitap okuyor. Sene sonunda karne alıp işe girerim mi endişesi taşımıyor. Onun okuduğu kitabı hükumetin milletvekilleri artı evlatlarının okduğu kitap sayısı Fatih'in okduğu kitapların %1,5 eder. Ama biz bunu da yanlış anlarız öğrencilere 7500 sayfalık 32 tane ansiklopedi verip bunları 1  ayda oku özetini yaz deriz. Bizim ülke böyle işte. Bu yüzden gelişmek isteidikçe okulları şişe fabrikasına çeviriyoruz. Vardiya, vardiya üretimi arttırın. Beyin ile makinanın farkını tüm yetkili eğitimciler odalarına assın. Ama şimdi bunun da kısayolu var bizim zamanımız daha zordu. Ulan gereksiz herif Fatihin zamanında eğitim kolaydı sanki salak. Fatih'i geçtim babası devrinde bile eğitim zor. Abi şimdiki çocuklarda aynısını diyecek. Yani dediğim gibi öğrencileri eşşek sanmayın.

Akademik seviye artsın adı altında eşşek gibi çalıştıralım taktiği

Çok şey öğretiyoruz gözüksün adı altında derslerden bıktırma taktiği

Okula alışşın diye 3-4 yaşında sabiyi alıp, nerdeyse ana kucağında alma taktiği

ulan İngiliz işgali yıllarında bile çocuklar bu kadar dertli değildi. Her gece hergün kalıcam mı? Sınavlar acaba kaç aldım? Bu soru nasıl? Bu gıcık hocayı nasıl savıcaz? Ben nasıl ekmek kazancağım? Sen ingilizce biliyormusun adın ne söyle! 

Ya çok medeni bir eğitim sistemimiz var. Mevzunların çoğu da AVM de çalışıyor asgari ücret. Olsun canım biz mevzun veriyor gibi gözükelim, tekstile girsinler. Ulan manyaklar madem milleti 2500 Tlye çalıştıracaksanız millete niye 100.000 tl lik masraf yaptırıyorsunuz eğitim adı altında. Bir adamın 20 yılı gidiyor sonra iş beğenmiyormuş kusura bakma kurulmuşsun cahilliğinle o makama artistik yapıyorsun.

Eğitim başlıklı yazı Melih Kalkan tarafından 09 Kasım 2016 Çarşamba, 03:36 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Hey Sen! Hadi yorum yap...

Cevap yazdığın kullanıcı: Fatih Emre