Şükürsüzseniz gafil sizsiniz

Elime kalemi alıyorum ve evin balkonundan yazmaya başlıyorum. Tam karşımda ay yarım şekilde tüm güzelliğini önüme seriyor. Oldum olası severim güneşi, ayı, doğayı... Ama şimdi konumuz bu değil. Ayı görebilmenin bile ne kadar güzel olduğunu fark edememizi dert edindim bugün de kendime ve Twitter'da 140 karaktere sığdıramayacağımı anlayıp buraya yazmaya karar verdim.

Düşündüm de bir miktar şükürsüzüz. Hatta çok miktar şükürsüzüz. Ayı göremeyen ne çok insan olmalı dünyada diye geliyor aklıma. Kafasını kaldırıp yukarı baktığında gökyüzünü göremeyen ne çok insan...

Hiç düşündük mü yağmur sesi ne güzeldir?

Yazı yazabiliyor olmanın bile değerini bilmeliyiz kardeş! Yürüyebilmenin, koşabilmenin, konuşabilmenin... Bunlardan mahrum insanları da getiriyor muyuz akıllarımıza?

Bir gün olsun anlamaya çalışmayız tek uzvumuzun değerini. Bir tek sağ başparmağım olmasa zor yazardım halbuki. 

Bunlardan geçtim vatan sahibiyiz, ne mutlu değil mi bize? Komşu Suriye'den de mi bihaber olduk? 

Tüm bunları sorgularken annem geliyor yanıma elinde bir fincan kahveyle. "Allahım sana çok şükür" diyorum, annem yanımda. Yanında olmayanlarınkine de rahmet diliyorum en içten duygularımla. 

Hayat bu kadar değil kardeş! Hayat bu kadar olmamalı. Her şeye vakit ayırıp vakti verene bir teşekkürü çok görmemeliyiz. Bütün nimetlerden yararlanıp da bu denli nankör davranamayız. 

"Bence" davranmamalıyız.