Olmazsa milletin efradı beyninde adalet, Geçer zemine bir gün arşa çıkan paye-i devlet [...]
Dünyamızın Utanç Abidesi IRKÇILIK

(Ey insanlar, sizi, bir erkekle bir kadından yarattık.Birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah indinde en üstününüz, takvada en ileri olanınızdır.) [Hucurat 13]

Farkında mısınız ? Gün be gün eriyoruz ırkçılık denen illet, bu Milletin köklerini her geçen gün kemiriyor. Peki aynı secdeye baş koyduğumuz insanları neden sadece görüşleri, renkleri, ırkları veya dilleri farklı diye aşağılıyor, ötekileştiriyoruz ?

Namazda nasıl Kürt- Türk yan yana duruyorsak, Çanakkalede, Sarıkamışta, Yemende nasıl omuz omuza savaşıp aynı anda şehit düştüysek, bu günde bir tarağın dişleri gibi bir bütünü tamamlayan parçalar olduğumuzu hatırlamaya ihtiyacımız var.

Öncelikle biz Müslümanız,Yahudi kendini asil bilir. Hristiyan, zenciyi aşağı görür. Ancak İslam dini; ırk, renk, milliyet, siyasi inanç, lisan ve tahsil seviyesi ayırt etmeden, her insanın şeref ve itibarına hürmet eder. Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şerifler ırkçılığı kesin bi dille reddeder.

Efendimiz bu konuda; “Asabiyet dâvâsına kalkışan (ırkçılık yapan), onu yaymaya çalışan, bu dâvâ uğrunda mücadele eden kimse bizden değildir.” (Ebu Davut, Edeb, 121) Demiştir...

Yine Irkçılık hakkında Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim itaatten çıkar, cematten ayrılır (ve bu halde ölürse) cahiliye ölümü ile ölmüş olur. Kim de körü körüne çekilmiş (ummiyye) bir bayrak altında savaşır, asabiyet (ırkçılık) için gadablanır veya asabiyete çağırır veya asabiyete yardım eder, bu esnada da öldürülürse bu ölüm de cahiliye ölümüdür. Kim ümmetimin üzerine gelip iyi olana da, kötü olana da ayırım yapmadan vurur, mü`min olanlarına hürmet tanımaz, ahid sahibine verdiği sözü de yerine getirmezse o benden değildir, ben de ondan değilim." (Ravi: Ebu Hüreyre Hadis No : 1729)

Ve biz İslamiyet’in kesin bir dille reddettiği ırkçılığın, en bariz zararlarından birine bizzat Türkler olarak yakın tarihimizde şahit olduk. Öyle ki ırkçılık Osmanlı İmparatorluğu gibi bir çınarın yıkılmasındaki en temel sebeptir. (Şahsi) Fransız İhtilalı sonucu ortaya çıkan ırkçılık akımı Osmanlı gibi çok uluslu devletler için sonun başlangıcı olmuş kendi ırkını üstün gören milletlerin çekişmeleri sonucu Osmanlı İmparatorluğu gibi bir çok devlet tarihin tozlu raflarında yerini almıştır.

Peki tüm bu örneklere rağmen millet olarak bize karşı aynı oynanan bu oyunu nasıl görmezden gelebiliyoruz ? Ortadoğu ve Dünyada güçlü bir Türkiye görmek istemeyen dış mihraklar bizi düşüncelerimize, ırkımıza ve mezhebimize göre ayırmak ve ötekileştirmek için çeşitli faaliyetlerde bulunuyor ve üzülerek söylüyorum ki başarılı oluyorlar. 80'li yıllarda ortaya çıkan Sağ-Sol ayrımı binlerce cana mâl olmuş ve darbe gibi telafisi imkansız olan yaralar açtmıştır. Ardından yerine daha etkili bir ayrım faktörü aramaya başlayan dış mihraklar Türk-Kürt ayrımını seçmiş, bu yolla yaklaşık 30 yıldır bu Millete kan kusturmuş,kardeşi kardeşe kırdırmışlardır. Dış mihrakların bu oyununu görmezlikten geliyor, aksine dinimizin katiyen yasakladığı ırkçılığa farkında olmadan destek oluyoruz. Şundan emin olunki Sağ-Sol gibi,Türk-Kürt meselesi de çözüm bulduğunda yerine elbet yeni oyunlar gelecektir ki bu Millet,Osmanlı gibi dünyada hüküm süremesin. Hatırlayacağınız üzere çözüm sürecinde Cemevi ve alevi saldırılarının olması bize yeni oyunlarının muhtemel Türk-Alevi ayrımı olduğunu gösteriyor. Ortadoğu ve Dünyada Güçlü bir Türkiye istemeyen dış mihraklar oyunlarına sürekli devam ediyor ve yenilerini üretiyor;ancak biz bu süreçte oynanan oyunları görür ve biz Müslümanlara düşen İslamiyetin Kur'an ve Hadisler aracılığıyla kesinlikle reddettiği Irkçılık ve ayrımcılığın Türkiye Cumhuriyetinin bütünlüğüne ne denli zarar verdiğini görürsek zalime ve küffara karşı tekrar dimdik ayakta durabiliriz.

Unutmayın Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Alevi ve daha niceleri hepimiz Türkiye mozaiğinin bir yapıtaşıyız. Irkçılık illeti ile bizi ayırmaya çalışanlar İNŞALLAH emellerine ulaşamayacaktır.

Dünyamızın Utanç Abidesi IRKÇILIK başlıklı yazı Ahmet Furkan Şimşek tarafından 13 Haziran 2015 Cumartesi, 23:32 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Hey Sen! Hadi yorum yap...

Cevap yazdığın kullanıcı: Fatih Emre