Bitti...

Merhaba ...

yine bi senenin sonuna geldim ,bitti bir sene göz açıp kapayıncaya kadar...

her başlangıçta tüm enerjimi toplayarak başlarım hep, vira bismillah derim yeni bi başlangıç derim kendime ,yeni kararlar vermişimdir ,artık  o eski ben olmayacağımdır : derslerim fevkalade olacak ,daha fazla okuyacak ve daha düzenli bir hayat yaşayacağımdır... bunlar her insan için normal hedeflerdir ... küçük hedeflerdir yani...

Hani bi atasözü vardır evdeki hesapla çarşıdaki hesabı kıyaslar..:)))) İşte aynen öyle bi tezat yaşadım bu sene ...

Bir senelik zorlu bir hazırlık döneminden sonra bu sene başında fen edebiyatın entel habel kadar zorlu ortamına girmiş oldum ....'bölüme gel seni görürüm' derlerdi üst kademe oyuncular .ozamanlar bana garip gelirdi 'ne alaka ne kadarzor olabilir ki ' derdim kendi kendime hep ...İlk  ders tüm taşlar yerine oturdu .:))) TAHİRE hocamız bizi bütün azemetiyle karşıladı .SOYUT MATEMATİK denen ve milletin 'DD alılyım yeter bana baba ..' dediği bir dersle tanıştım ,tabi Tahire hocamızın 'bu adam... 'ları ve yazdığı bütün lemmaları' adınız gibi bilceniz ..' gibi replikleri derse ayrı bir güzellik katıyor sayın okuyucu ...

Ve tabi calculus yani 'analiz' dersi... harun hoca fenomeninin mükemmel bi örneği sayın okuyucu .Harun karslı hocamız matematiği adeta yaşayan bir hocadır ...bir teoremi ispatladıktan sonra 'ne kadar da şık değilmi ?' demesi bir insanın mesleğine bağlılığının iyi bir örneği...

Bu işin ders kısmı sayın okuyucu ...esas bide işin ev kısmı var ki o zaten ayrı bir hikayedir ....

Evimiz bolu merkezde sıradan bi apartman dairesi .biz bu dairede 5 kişiyiz sayın okuyucu, tabiri caizse 5 adet kalas diyebiliriz...:))))) evde herkes ayrı bir alem nasıl oldu anlamadım biraraya geliverdik işte. ilk olarak kadir abiyle başlamak gerek herhalde : KADİR abi harran dan gelmiş eğitim fakültesinde sosyal bilgiler okuyan bi arkadaşıimız ,bide 'KANKA'sı Nesim abi var ...kendisi hatay dört yolda yaşıyor aslende cizrelidir ve MYO da işletme son sınıf okuyor . bu iki kafardar evde bi dargın bi barışık yaşarkende bende aralarında bi köprü vazifesi görüyordum .Evde iş bölümü yaparken sanki bütün yemek işleri nesim abiye kalmiş gibiydi .Akşam eve yorgun argın geldiğim de o gün ben yada bi başka arkadaşımız olsa bile nesim abi bakarım ki mutfak ta yeni bi ziyafet hazırlığı içinde olmuştur...

Birde NURİ POLAT vardı ... Nuri  annesi babası ile beraber gelmiş tam manasıyla' anadolunun bağrından kopmuş 'diyebiliceiğimiz bir delikanlıdır...eğitim faakültesinde türkçe öğretmenliği okuyor nuri sayın okuyucu ... ve tabi muhammed var sayın okuyucu. Dilmerde 'yaşayan ' arkadaşımız tam bir muhalefettir .Aslında muhalefeti tamamen esprisinedir ama herşeye 'hayır' veya 'sebep?' gibi acayip cevaplar vermesi bazen dayanılmaz bş hal alabiliyordu ...:)

Nuri ve Muhammede 2. dönemin başına doğru veda ettik ve oyuna daha enteresan iki yeni oyuncu aldık sayın oyuncu ..:) İlk olarak yusuf geldi ve en sonunuda serdarı kadroya aldık  ve yolumuza devam ettik .yusufu maraşlı,ülkücü ,ağır abi...gibi sıfatlarla tanımlayabiliriz.onun dışında delikanlı adamdır yusuf ... Gel gelelim serdar batıyakasının bağrından kopmuş asi gençlik bi zaattır .yalan yok... başta garip geldi ama zaman la onuda tanıdık sevdik be sayın okuyucu ...

Kampüs te ise hayat ise ;basit,sıkıcı ,sahte gibi sıfatlarla tanımlanabilir.... ama tabi güzel şeylerde olmadı değil ; kazandığım yeni dostlar bana kardır mesela ... Ya da edindiğim tecrübeler ...:)

uzatmayalım sayın okuyucu ...kısacası bi sene bitti ve benim artık sorumlu olduğum bir yılım daha var...

sevgiyle kal sayın okuyucu...