Amatör fotoğrafçı yazar yüksek öğrenim üyesi karadeniz kızı hem asi hem mavi [...]
İç Yolculuk

Nehir akarken sol taraftan sağ tarafa şehre dönüksün,  için hüzün bulutu , gözlerinde buğu. Grup grup insanlar bir yerlere gidiyor . Kimi telefonla uğraşıyor kimi sohbet muhabbet bir telaş geçip gidiyor. Nerden bilebilirsin ki kimin aklında ne var . Kalbindekinden mesulsün .Seviyorsun evet kördüğüm olmaya dönmüşsün , bilincindesin herşeyin acının, onar onar ilerliyorsun ona . Ve frenleyemiyorsun kendini . Kalbin telaşsızken ne güzeldi oysa. Dingindi , evet belki o boşlukta sürükleniyordun ama memnundun . Umudun yoktu nefes alabileceğin bi yer olduguna dair . Ya şimdi? Savruldugun o boşlukta biri sana bir ışık yaktı kalbini tekrar yaktı ve gitti . Sense o umudu büyüttün içinde . Kalabalik gruplardan yukselen o sesleri duymadin. Çünkü içindeki gürültü daha büyüktü. Kulakların zonkluyor ve bu beladan kurtulamiyorsun . 

Biraz gider oldu bu gürültü sanki . Sanki birileri halini anliyor gibi hafifliyor içindeki gürültü . O da nesi . Sadece umut bu . Oysa yok seni anlayan . Hem dışardan bakılınca ne olduğun belli olmaz ki . Tekrar gürültü geliyor, düşüncelerin gırtlağına yapışmış loş ışığın aydınlattığı sokak parkinda savruluşunu anımsıyorsun . 

Kalbinin ritmi sokakta yankılanıyor sanki, gecenin ıslak soğuğu bedenine degdikçe yakıyor tenini . Düşüncelerin artık canını yakiyor ve yanagina sicak bir damla değiyor. Belli ki yanıyor canın yalnızlığın demlendiği o bankta kova kova dökülüyor hüznün başından aşağıya . Kalbin dar geliyor bağırmak istiyorsun ve derin nefes almaktan baska birşey yapamiyorsun .

Belki düşer kalbine nar tanesi . Çiçek açar düşüncelerin . Hüznün yerini bahar yağmurlarına bırakır. Gecenin o ıslak soğuğundan sıyrılıp bagislarsin kendini yaz yağmurlarına. Akıp geçen grupların gürültüsü lavanta bahçesinde neseyle birbirini kovalayan cekirgelerin sesi olur.  Kelebeklerin omzuna dokunduğu vakit senin hüznün gökyüzünde yildiz olur. Sesin şefkatle yüreğine dokunur. Belki içini bilen biri olur sadece gözlerine bakıp içini bilen ...


Bayburt/09.06.2016

İç Yolculuk başlıklı yazı Nur Banu Baştan tarafından 27 Ağustos 2016 Cumartesi, 17:14 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazıya 2 yorum yapıldı.
  • Önemli değil yazdı:
    Her gece gözyaşları içinde kalışımın sebebi
    Aklımdan bırak dakikayı saniye bile çıkmayışını seviyorum senin...
    Biliyorum anlamsız senin için bu yazdıklarım ama içim yanıyor, kalbimi ise hiç sorma . Her atışı bir başka oldu bu aralar... Gittikçe daha fazla canımı yakar oldu .sebebi sensin be vicdansız. her gece ağlar mı insan yastığa kafayı koyar koymaz ...seviyorum lan ne yapayım seviyorum işte ..elimden hiç birşey gelmiyor ...sadece sensiz ve sessiz bir şekilde ağlar oldum ... Kimseye birşey diyemem korkarım seni dilime getirmeye . Ama yapacak bir şey yok aslında... Sevsem neye yarar ki...
    Keşke hep çocuk kalsaydım. O zamanlar sadece canım yanınca ağlardım . Şimdiyse kalbime söz geçirmeyen biri olarak ... Her ne olursa olsun sen benim göz bebeğimsin ...
    Seni sevmekten asla vazgeçmeyeceğim!❤
    • Hayat bazen planlamadığın şeyleri yaşatır ... Ama iyi ama kötü .. sen ya şükredersin ya da şükredersin .. başka oluru yok çünkü.. Varlığına da yokluguna da şükredeceksin ..Ve en önemlisii ailen yanındaysa gerisi teferruat ....

Hey Sen! Hadi yorum yap...

Cevap yazdığın kullanıcı: Fatih Emre