Arkadaşlığın Dilemması

Geçenlerde uzun bir süre görüşmediğim ( kendisi Amerika daydı) bir arkadaşımla görüştüm. Aslında görüşmeyebilirdim. Fakat o gün canım çok sıkılmıştı, evde de yapacak bir şey bulamıyordum. Akşamüzeri 6-7 civarı aradım. Bana müsait olduğunu söyleyince görüşmeye karar verdim. Beni yarım saat kadar bekletti. Beklemekten pek hoşlandığımı söyleyemem. Ama hava biraz serin olunca elimdeki şiir kitabıyla onu beklerken bekletildiğimi fark ettiğimi dahi söyleyemeyeceğim.

Biraz kilo almıştı, esmerleşmişti. Fiziksel değişimin yanında ruhsal değişim de yaşamıştı üstelik. Olmadığı biri gibi davranmaya başlamıştı. Okulda hiçbir zaman ondan daha başarılı bir çocuk olmamıştım. Her zaman benden daha çok çalışmıştı. Üstelik ders çalışmadığını iddia ediyordu. Has.. ordan.. dedim içimden. Kendini zeki göstermeye çalışan insanlardan her zaman nefret ettim. Üstelik kendisinin kültürlü olduğunu iddia ediyordu. Amerika’nın tüm eyaletlerini bilmesi insanı kültürlü yapıyorsa evet o benden daha kültürlü dürüst olmak gerekirse. Hiç bir şey demeden onun dediklerini dinliyormuş gibi yaptım. Aslında ona ağzının payını verebilirdim fakat gösterdiği ego beni o kadar eğlendiriyordu ki içten içe. Hareketleri tavırları öylesine yapmacıktı ki suratına kusmamak için kendimi zor tuttum. En sevdiğim arkadaşımdan iğrenmeye başlıyordum. Her zaman örnek gösterilen biriydi. Bense yalnız ucubenin tekiydim.Onun gölgesinde yaşıyordum sanki. Onun başardıkları ve benim başaramadıklarımı konuşuyordu herkes. İstekleri vardı ve bunun için sürekli çalışırdı. Benim de isteklerim vardı ama hepsi sadece istemekten ibaretti. Her zaman mutsuz ve yalnızdım. Kendimi hiçbir yere ait hissetmiyorum. O ise kendini her yere ait hissediyordu. Her şeyi elimden almaya programlanmış gibiydi. Düşündüklerimiz o kadar farklıydı ki. Belki de onun egolarından sıyrılması için kendimi öldürmeliydim.

En iyi arkadaşımın bu hale gelmesinde büyük bir payım olduğunu biliyordum. Bütün bu çabaları benden daha iyi olmak içindi. Tek başarımda bile beni kıskandı. Tabi o zamanlar bunu kavrayamayacak kadar saftım. Oysa şuan anlıyorum. Hayatı benden daha iyi olmak üzere kuruluydu. Herkes benim deli olduğumu düşünürken, asıl deli oydu. Elbette bunu kimse hiçbir zaman anlayamayacak...