Karamsarlığın Tınısı

Image title

Hüsranı ve hayal kırıklıklarını giydim üzerime.

Hayatın ne kadar boş bir oda olduğunu unutur gibiyim.

Heveslerim hızlıca uzaklaşırken benden.

Keyif almanın çok çok uzaklarda ve en yüksekte olduğunu anladım.

Dokunmak istediğim her ten ya da her beden,

Aslında tiskinç.

Her sokulduğum insandan bir darbe yiyince,

Duvarlarımı örmeye başladım.

Yaralarımı sarmak için ne kadar yardım istediysem de,

En kızgın sahrada ve tek başıma olduğumu unuttum.

Karakterime sürülürken olgunluk ve doygunluk...

Sesim bir nebze daha kısıldı.

Konuşmanın ya da anlatmanın bir faydasını görmedim.

Düzelmek ya da düzeltmek için ne kadar çaba göstersem de,

Değişimin mümkün olmadığını farkettim.

Dokunma, acıtma, hor görme.


Uzaklaştım.

Kendi doğrularımı yakaladığımda,

Yanlış bir hayatı yaşadığımı anlasam da katlandım.

Yeşeren bir çiçek görmedim.

Baharın gelişini hiç hissetmedim.

Güneş bazen çok kısa süreliğine etrafımı aydınlatsa da...

Karanlığa alıştığımdan gündüze bakamadım.


Değmeyin, ellemeyin, karışmayın !

Sessizleştim.

Artık konuşmuyorum da.

Göz yaşlarımı artık saklayabiliyorum.

İçimdeki yangını görme, duyma, hissetme !


Evet dik duruyorum.

Yangının ortasında kalan akrep gibi kendimi sokmaktansa,

Karakter gezegeninde,

Kişilik değirmeninde,

İnsanlığı dokuyorum.