Günlük

06.02.2015

Yine odamdayım ve yine içimde bir şeyler param parça.

Çok fazla hayal ediyorum.

Kendimi bir işe yaramaz hissediyorum.

Çok fazla yorgunum.

Bu beden yorgunluğu değil tamamen ruhumun yorgunluğu.

Sanki gencecik bedenimde 70 yaşında bir adamın ruhu varmış gibi.

Hiç bir zaman çocukça isteklerim olmadı.

Mutluluğun sabun gibi kaydığı bu hayatı yaşarken her günüm bunalımla geçiyor.

Bunları yazarken geleceği düşünüyorum,acaba bu satıları yazan kişiye gülecek miyim ?

Yada seni gerçekten ciddiye alıyorum...

"Çok zorluk yaşadın ama bak şimdi dimdik ayaktasın" mı diyeceğim bilmiyorum ama bunu umut ediyorum.

Sabrı dost bilip masumca kaşlarını kaldırırken gözünden akan bir damla yaşa kurban olayım.

İçimde dinmeyen ve aklımdan çıkmayan hiç tatmadığım bir duyguyu çekerken canım ve bunun sancısı vururken yüreğime.

Kokarken buram buram ve hayalet gibi etrafta dolaşırken olmayan bir şey.

Buna dur demek ne kadar kolay onuda bilmiyorum.

Aslında o kadar çok şey bilmiyorum ki.

içimdeki sancının kaynağı da bu belkide.

Bazen yeşil ışıklarım da yanıyor.

Güzel şeylerin de olabileceği geliyor aklıma.

Her zaman gerçekçi düşünüyorum,kendimi kandırmayı sevmiyorum.

Duygularım düşüncelerim o kadar karışık ki ve o kadar değişken ki,

Ne hissettiğimi de bilmiyorum.

Hayatı çekiştirmek yerine onun beni çekiştirme sine izin veriyorum.

Ve gerçekten bunu çok iyi yapıyor.

Kurnazca bir gülümseme var suratımda.

Biliyorum ki bir gün buna son verecek olan da benim.

Çünkü zamanı geldiğinde güçleneceğimi de biliyorum.

O zaman hayat inan bana vicdanımı bir kutu içine kilitleyip en derin suya atacağım.

Bana engel olmasını istemem :).