Google, yeni bir hizmetle kullanıcısının karşısında… Google Flu Trends adı altında başlayan hizmetin temel mantığı; tüm dünyada yayılmaya başlayan, ülkemizin riskli bölge sayılmadığı, fakat inanılmaz derecede bir panik havasının oluşturulduğu, virüs yoluyla yayıldığı unutularak bakteriyel jellerden medet umulduğu bir hastalık olan domuz gribinin hangi ülkede ne kadar yayıldığı; riskli bölgelerin nereler olduğuna dair bilgileri, ülkeler nezdinde yapılan şikayet ve vakaları anlık olarak güncelleyerek kullanıcının hizmetine sunmak.
Results > Posts Filed Under > Sağlık
ABD’de adamlar araştırmış… Ve şöyle bir sonuca varmışlar; düşük kolesterol, prostat kanserine yakalanma riskini azaltabiliyormuş. Azaltabiliyor olması bir yerde tartışılabilir çünkü günümüzde, ürün pazarlamasında en sık kullanılan yöntemlerden birisi de, hastalıklara çare olduğuna dair haberlerinin piyasada kol gezmesi. Çok şükür ki, kolesterol bir besin türü değil (:
Cancer Epidemiology Biomarkers & Prevention dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, kolesterol seviyesini stabil bir seviyede tutmak, prostat kanserinin en saldırgan türüne yakalanma riski azaltabiliyor. Kanser önleme araştırması programına katılan 6 bin erkek üzerinde yapılan çalışmada, kolesterol seviyesi 200′ün altında olan erkeklerin, yüksek kolesterollü erkeklere göre saldırgan prostat kanserine (high-grade prostate) yakalanma riski yüzde 50 daha az olduğu ortaya çıktı. Doktorlar, kolesterol tedavisi için kullanılan Lipitor ve Crestor gibi ilaçları …
Sağlık Bakanımız Mehdi Eker, yeni yönetmeliklerde GDO’lara izin olmadığını savundu. Bunun aksine, GDO’ların önünün kestildiğini savundu. Eker, 26 Ekim 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve kamuoyunda büyük tartışmalara sebebiyet veren ”Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair” yönetmelikle ilgili bir basın toplantısı düzenledi.
Bakanlık konferans salonunda düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulunan Bakan Eker, söz konusu yönetmeliğin 26 Ekim’de yayımlanmasının ertesi günü bir basın açıklaması yaptıklarını, ardından TBMM’de de yaptığı konuşmada yönetmeliğin amacını anlattığını fakat bazı basın yayın organlarında olayla ilgili çok yanlış haberlerin çıktığını söyledi.
Eker ”Kamuoyunda adeta bir dezenformasyon yaşanıyor, spekülasyon yapılıyor” deyip ve dünyada 20′nin üzerinde ülkenin yaklaşık 125 milyon hektar alanda bu tür …
Çocuk genellikle yalana başvuruyorsa durup düşünmek gerekir. Bu durumda muhtelif nedenlere bağlantılı bi şekilde ana baba birlikte çocuk arasındaki emniyet sarsılmış demektir. Ya çocuk anne ve babasının beklentilerini karşılamakta güçlük çekiyor, veya ceza korkusuyla yalana sığınıyordur. mesela, mektep başarısızlığının bağışlanmadığı 1 evde, çocuk kırıklı karnesini yitirdiğini söylüyor veya babasının imzasını atıyorsa, ilişkiler epey gergin demektir.
Ana ve babalar sıklıkla, doğruyu söyletmek sebebiyle çocuklarını açınmaya (itirafa) zorlarlar. Köşeye sıkıştırılan çocuğun ilk tepkisi de yadsımak olur. Nedense kimi anababalar eli yüzü çikolataya bulanmış 1 ufak çocuğa “Söyle, dolaptaki çikolatayı sen mi yedin?” gibi saçma sualler yöneltirler. Bu durumdaki çocuk yalana sığınmaktan farklı ne yapabilir? Bundan daha sakıncalı 1 tutum da görünmeyen polis yöntemiyle, “Doğru söylersen ceza vermeyeceğim”. diye …
İlk çıkan dişlere süt dişleri denir. Bu dişler, diş etlerinin altında gelişir ve çıkmak için kendilerini zorlarlar. Bu işleme diş çıkarma denir ve çok acı verici olabilir. Süt dişleri sadece 20 tanedir.
Sonrasında, ilk diş grubunun altında yeni bir diş grubu şekillenir ve bu ikinci grup diş, süt dişlerini iterek 32 tane kalıcı diş hâline gelene kadar çıkmaya devam eder.
Her dişin şekli farklıdır. Bu yüzden de hepsinin farklı görevleri vardır. Ağzımızın önündeki ön dişler düzdür ve bir keski şeklindedir. Bu dişleri, yiyecekleri parçalara ayırmak için kullanırız. Ön dişlerin hemen arkasında sivri köpek dişleri yer alır ve bu dişler yiyecekleri koparmaya yarar.
Azı dişi ve küçük azı dişi adı verilen arka dişler yassıdır ve bunlar yiyecekleri küçük parçalar …
Son günleringündem konusu domuz gribini doğal yollarla beslenerek,vücudunuzun direcinizi arttırarak bir nevi korunabilirsiniz.Tüketmeniz gereken gıdalar;
Maydonoz
Sarımsak
Soğan
Saf zeytinyağı
Nar
Domates
Sabah maydonoz sarımsak domates saf zeytinyağı
Öğlen ve akşam Soğan sarımsak maydonoz saf zeytin yağı ve limon.Salata ve yemek yerine tüketelim bol bol.Bu karışımda sarmısak antibiyotik soğan ve maydonoz c vitamini saf zeytin yağı ise vucüdü güçlendrip direnci artıracaktır.Nar bütük bu besinleri tamamlayacaktır
Kırık bir kemiği onarmak, kırık bir tabağı onarmak gibidir; tek farkı doktorun tutkal kullanmamasıdır. İnsanda bu tutkal, kemiğin kendisindeki birleştirici doku hücreleri tarafından üretilir. Kemik dokuları kendilerini inanılmaz bir şekilde yenileme kabiliyetine sahiptir.
Bir kemik kırıldığında, kırığın etrafındaki kemik dokuları ve yumuşak dokular parçalanır ve zarar görür. Kemik ucunun ve yumuşak dokuların bulunduğu tüm alan birbirine pıhtılaşmış kan ve lenfle bağlıdır.Kırılmadan sadece birkaç saat sonra, kırığı iyileştirmenin ilk adımı olarak yeni doku j£x hücreleri ortaya çıkmaya başlar. Bu hücreler hızlıca çoğalır ve kalsiyumla dolu hâle gelir. Kırılmadan sonraki 72 ile 96 saat içinde bu hücreler, kemiklerin uçlarını birleştiren bir doku üretir. Yeni oluşturulan dokuda daha çok kalsiyum birikir ve bu da zaman içinde sert …
Dünya günlerdir domuz gribinin, insan sağlığı üzerinde yarattığı tehditler ve hastalıklarıyla çalkalanıyor. Kimi evinden dışarı çıkmıyor, kimi sabun ve jellerle korunmaya çalışıyor, kimiside maske takarak korunmaya çalışıyor.Dünya günlerdir domuz gribinin, insan sağlığı üzerinde yarattığı tehditler ve hastalıklarıyla çalkalanıyor. Kimi evinden dışarı çıkmıyor, kimisi sabun ve jeller kullanarak hijyeni gündeminin üst sıralarına taşımaya çalışırken, kimisi de maske takarak korunmaya çalışıyor.
Uzakdoğu’da tüm halkların korkulu rüyası haline gelen domuz gribi vakalarının artması, beraberinde ciro bakımından ciddiye alınması gereken bir maske sektörünü de getirdi.
Kızılay İzmir Kan Merkezi Müdür Yardımcısı Burak Yurdakul, kış aylarında ulaşımdan kaynaklanan sorunlar ve mevsimsel hastalıklar nedeniyle kan bağışı toplanmasında düşüşler olduğunu, bu sorunu düzenli kan veren gönüllüler sayesinde aşmayı umduklarını söyledi.
Yurdakul, İzmir gibi kışı çok sert yaşamayan illerde sık olmamakla birlikte, kışı çetin yaşayan yerlerde kan bağışı yapmak isteyenlerin iklim koşulları nedeniyle ulaşım sıkıntısı çektiğini ve bağış oranlarının buna bağlı olarak düştüğünü belirterek, ”bu sorunu gezici araçlarımızla çözmeye çalışıyoruz, ancak kış koşulları bazı ilçelere ulaşmayı zorlaştırıyor” diye konuştu.
Ulaşım sıkıntılarına ek olarak, kışın yaşanan mevsimsel hastalıkların da kan bağışının azalmasına neden olduğunu ifade eden Yurdakul, kış aylarında enfeksiyonların artmasının, kişilerin dirençlerini kırdığını, bunun da kan bağışı üzerinde olumsuz etki yaptığını kaydetti. Kış aylarında sıkça …
Tüm dünyayı derinden etkileyen kabus H1N1 virüsü Türkiye’nin de korkusu oldu. Okullar bugün dezenfekte için tatil edilirken, pek çok işyeri, toplu taşıma araçları ve bunun gibi toplu kullanıma açık her yer dezenfekte edildi. Maskeler dağıtıldı. Gereken tüm önlemler alındı. Peki toplu alanlarda kullanılan dezenfektanlar ne derece etkili? Bu dezenfektanları seçerken nelere dikkat etmeli? Okullarda kimyasal öldürücü dezenfektan kullanılması doğru mu? El yıkamak ne kadar etkili? Bu soruları Yüksek Ziraat Mühendisi Derya Ulaşoğlu’na sorduk o da yaptığı araştırmalardan yola çıkarak sorularımızı yanıtladı. İşte dezenfektanlar hakkında bilmek istediğiniz herşey…
Begüm Çelikkol / HABERTURK.COM
Domuz gribi H1N1 virüsüne etkili ruhsatlı dezenfektan var mı?
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri onaylı 254 adet dezenfektan olmasına rağmen bunlardan hiçbiri H1N1 virüsüne etkili değildir.
Okullarda masa …



