Results > Posts Filed Under > KişiseL

Kişisel Gelişim Seminerleri İnsana Ne Kazandırır?

Öncelikle kişisel gelişim seminerleri ve benim aramda bir uçurum olduğunu belirtmek isterim. Kişisel gelişim seminerleri veren kişilere karşı inanılmaz bir önyargım var. Kafalarının üstünde seke seke bir kilometre yol gitseler bile haklarındaki fikrim zerre değişmez. Zaten onların da öyle bir derdi olduğunu sanmıyorum (:
Kişisel Gelişim
Ergenlikten bu yana, kişisel gelişim seminerleri verenlere karşı fikrim hep aynı:”Bir baltaya sap olamamış insanlar, diğer insanlara ne yapmaları gerektiğini anlatıp anlatıp dururlar!” Neymiş? İşte en önemli şey “ben”miş(!) Her şey “ben”de başlayıp “ben”de bitermiş(!) Bu durumda sormadan edemiyorum:”E sen neyi bitirdin? Konuşma haricinde ne yaptın? İnsanlığa ne faydan var?” Yani insanlara, afedersiniz, ‘parazit’ muamelesi yapmanın neresi onure edilecek bir davranış onu hâlâ çözebilmiş değilim!

DEVAMI » 3 Tane Yorum Var »

Facebook’tan Nasiplenenler Artıyor!

Yapılan bir araştırmaya göre Facebook tarzı sosyal ağlar, blog yazmayı ve sosyal yaşamı ciddi oranda engelliyormuş. Engeller tabi! Adam sabahtan akşama kadar oturup Facebook başında video izler, yorum yapar, orada burada ne kadar gereksiz bilgi, girdi, veri, video, müzik varsa paylaşır, ondan sonra da “acaba kimler beğendi dur bi bakayım da yorumlara cevap vereyim” diye günü bitiriyorsa, Facebook tarzı sosyal ağların yarar-zarar değerlerinden önce, kişinin akıl sağlığını irdelemek gerekmez mi?
facebook_seans
Sanallık-gerçeklik çizgisinin kaybolmuşluğunun farkında dahi olmadan saçma sapan bir yaşam biçimini kendine gâye edindiğinin bile farkında olmayan bir gençliğiz! İnterneti amacı dışında kullanmakta zaten üstümüze yok!
Blog yazdığım için bana “sen bayağı sosyalleşmişsin hacı!” diyen insanlar tanıyorum ben (: Yani o kadar ki; blog yazmak bile bir …

DEVAMI » 3 Tane Yorum Var »

Müzik Dinlemeyi Bilmeyenlere…

buzzyworkers
Bazı insanlar var, müzik dinlemeyi hakikâten bilmiyorlar! Adam otobüse-minibüse biner, sesi açar sonuna kadar ondan sonra sağını solunu sallaya sallaya gider gideceği yere kadar. Bazıları vardır, bir iki kere imâlı bakınca aklı başına gelir, “özgürlük“ün tanımını hatırlar, “başkalarını rahatsız etmemesi gerektiği” gerçeğini kabullenir, sesi kısar, devam eder yolculuğuna. Ama bazıları var ki, birileri ona baktıkça sesi iyice açar, iyice bi hareketlenir, hatta mırıldanmaya, şarkıyı söylemeye başlar… Zanneder ki ona “farklı” olduğu için bakıyorlar(!) Ama farkında değildir genelde ne kadar komik durumda olduğunun. İlla onun tam tersi biri çıkacak, ensesine bi tane vuracak (: İşte ancak o zaman idrâk eder durumun vahâmetini. Görgüsüzlük, edepsizlik, farklı olmaya çalışma hissi… Adı her ne olursa olsun, hala içimizde bi …

DEVAMI » 2 Tane Yorum Var »

Sevgililer Günü Geldiii!

Sevgililer Günü
Her zamanki gibi yine 14 Şubat… Ve yine Sevgililer Günü… Ve yine ben kendime aşık, kendime hasret (: Her 14 Şubat‘ta olduğu gibi kendimle başbaşa olacağım.
Memnunum her zamanki gibi halimden, kendimden… Sevmiyorum zaten insanların sevgisini yılın bir gününe sıkıştırıp o hengâmeye karışmasını. Popülarizmin getirdiği bu kutlamalardan nefret eden biri olarak 14 Şubat’ı da sevmiyorum. Şimdi bazıları belki ‘kedi-ciğer’ hesabına getirecek işi ama bu tür kutlama günlerinin, sonradan icad edilen bayramların en büyük sebebinin para harcatmak olduğunu düşünenlerdenim.
Kimilerine göre paranoyak olabilirim, öte yandan bana hak vermeyenler de yok değil zirâ birçok kişi var sonradan icad edilen kutlama günlerinin temelinde yatan sebeple ilgili.
Hep merak etmişimdir, acaba kim çıkarıyor bu günleri diye… Yani kim belirlemiş 14 Şubat‘ın …

DEVAMI » Yorum Yok »

Tavuk Misali Olmalı İnsan…

sorumluluk
“Tavuk misâli olmalı insan” diyor büyüğümüz. Tavuk misâli… Altındaki on yumurtayı da çevirebilen, on beşi de çevirebilen, yirmi, hatta otuzu da…
Sorumluluk sahibi olmalı insan. Verilen işi tamamlama edâsıyla çırpınıp duran, çatlama pahasına emanete sahip çıkabilenlerden olmaya gayret göstermeli. İki işi aynı anda yapamayanlardan olmamalı! Gerekirse dört kolu varmışçasına sarılmalı, çırpınmalı, ama yine de o yumurtalar için çatlama pahasına debelenen tavuk kadar olmalı en azından….
“Bir sürü işim var arkadaş! Bunlarla mı uğraşacağım ben!” demekten ziyâde, “derdi veren, dermanını da verir” diyebilmeli, demeyi bilmeli, en azından gayret göstermeyi bilmeli! Bir iş verildiğinde, “acaba yapmış mıdır?” diye peşinde koşulanlardansa, “bu işi aldıysa bir şekilde halleder” denilen, gözleri arkada bırakmayanlardan olmayı bilmeli…

DEVAMI » 1 Yorum Var »

Neden?

bilinmezliğin çekiciliği…
ahh o harikuladeliğin sınırını zorlayan kavram; bilinmezlik!
meçhule olan arzum mudur Seni sevme sebebim bilmem!
olmasa gerek..!
bunca zamandır seviyorsam Seni, olmasa gerek…
peki öyle olduğuna inanma sebebim?
henüz ben de bilmiyorum…

DEVAMI » 1 Yorum Var »

Susarak Özlüyorum…

bazen susmak verilebilecek en iyi cevap,
anlatılanı anlatmak için en iyi yoldur.
seviyorum seni …
ama söylemek istemiyorum!
sanki kimse bilmemeli, kimse duymamalıymış gibi…
özlüyorum seni…
ama dillendiremiyorum!
bitiyorum sana …
“hayır” diyemiyorum!
ama kabul de edemiyorum…
bazen “susmak en iyi yoldur” diyip,
susmayı tercih ediyorum…
işte bu da o anlardan!
ve ben yine susuyorum…
susarak özlüyorum!
susarak özlemeyi tercih ediyorum…

DEVAMI » 3 Tane Yorum Var »
E-mail